23/4/2008 ·

Fakirin biri, bir ağaç dibinde gölgelenmekte olan Hz. Ali (r.a.)'ye gelir, ihtiyaçlarını arz eder :

- Çoluk - çocuk sıkıntı içindeyim, ne olur bana biraz yardımda bulunun, der.

Hz. Ali (r.a.) hemen yerden bir avuç kum alır, üzerine okumaya başlar. Sonra da avucunu açar ki, kum tanecikleri altın külçeleri hâline gelmiş...

- Al, der fakire. İhtiyacını karşıla!

Fakirin gözleri yerlerinden fırlayacak gibi olur :

- Allah aşkına söyle yâ Emîre'l-mü'minîn! Ne okudun da kum tanecikleri altın oluverdi ? der. Hz. Ali (r.a.) anlatır :

- Kur'ân-ı Kerîm, Fâtiha sûresine gizlenmiştir. Bende Kur'an-ı Kerîm'i okudum, yani Fâtiha sûresini okudum bu kumlara...

Bunu öğrenen fakir durur mu ? O da bir avuç kum alır ve başlar okumaya. Okur, okur, okur... Ama kumlarda bir değişiklik yoktur. Altın filan olmuyor, aynen duruyor.tekrar gelir ve İmam Ali kerremallâhü vechehû hazretlerine :

- Ben de okudum, ama birşey değişmiyor; kumlar altın olmuyor, der. Emîrü'l- Mü'mînin Hz. Ali (r.a.) boynunu büker, mahcup bir edâ ile cevap verir :

- Ne yapayım, der. Duâ aynı duâ ; ama, okuyan ağız aynı değildir ! Duâ tamam; lâkin, okuyanın ihlâsı ve teveccühü tamam değildir!..

İşte bütün mesele buradadır. Okuyanın ihlâsında ve teveccühünde... Aynı duâ; aynı îman, aynı İhlâs ve aynı teveccühle okunacak ki, aynı netice elde edilebilsin. Yoksa kumu altın yapmak gibi bir iksire sahip olabilmek mümkün olmaz.

3 yorum yazılmıştır.

Yazan:yalguzak50 | Tarih: 24/4/2008
Konu: slm

paylaşımınız için teşekkürler insan halisane bir kalpten dua ettiğinde rabbi rahimine yakınlaşır ve onun eşsiz merhamatine mazhar olurlar rabbim bütün dualarınızı kabul buyursun sevgilerimle

Düzenleyen ravzayaselam gün: 2/5/2008 saat: 12:45

Baglanti » »

Yazan:meleksoylu | Tarih: 24/4/2008
Konu: sevgi yolcusu gülümse hadi...

Şimdi gülümseme zamanı..
Doğuşların ve kutlamaların en anlamlısıyla haftaya başladık..
Önce dünyamızın doğuşunu simgeleyen DÜNYA GÜNÜ'nü,
ardından Peygamberimizin örnek ahlakını simgeleyen
KUTLU DOĞUM HAFTASI'nı,
akabinde de ulu önderimizin çocuklara verdiği değeri ve sevgiyi
simgeleyen dünyanın tek ÇOCUK BAYRAMI'nı kutladık.
Şimdi de; yüreğimizdeki sevgiyi,barışı,kardeşliği pekiştiren
paylaşımlarda buluşturmak adına DOSTLUK HAFTASI'nı kutluyoruz.
Milletçe böylesi güzel değerlere sahip olduğumuz
ve dünyada var olduğumuz için bizler özeliz!!
Herşey bizde gizli..
Haydi dostlar elele verip;
Nefretin yerine sevgiyi,
Korkunun yerine umudu,
Kavganın yerine barışı,
Ben yerine bizi oluşturabilen bir millet olduğumuzu gösterelim..
Her yeni doğan günün kutlanılası güzellikler içinde yaşanması dileği ile..
-MELEK-

Baglanti » »

Yazan:kevserekanmak | Tarih: 26/4/2008
Konu: slm

Bir gün Lokman’in efendisine hediye olarak bir karpuz getirirler. Hizmetçiye “Git , Lokmanı çağır” buyurur. Lokman gelince efendisi karpuzu kesip ona bir dilim ikram eder. Lokman karpuzu öyle bir iştahla yer ki Efendisi ikinci dilimi sunar.. Sonra üçüncü, dorduncu derken bütün karpuz biter. Sadece bir dilim kalmışken efendisi son dilimi de kendisi yemek ister. Daha ısırır ısırmaz karpuzun açılığından dili ucuklar. Lokman’a “A benim canım, bu zehir gibi acı şeyi nasıl olurda sesini çıkarmadan yedin? Niye birşey söylemedin?”der. Lokman ise: ”Senden o kadar çok iyilikler, ihsanlar, güzellikler gördüm ki elinle bana ikram ettiğin şeye, bu acıdır demeye utandim.” Diye cevap verir.

İnsanoğlu Rabbının bunca ihsanından sonra nasıl oluyor da ufacık musibetlerde, olumsuzluklarda, sıkıntılarda hemen Rabbine karşı isyan bayrağını açabiliyor. Ya da serzenişte bulunabiliyor.. Değil mi?

Baglanti » »

« Önceki :: Sonraki »

Glitter Graphics


Glitter Graphics


Glitter Graphics